Soleil....'s profileAŞK-I MEMNU SEN BENİM TE...PhotosBlog Tools Help

Blog


    June 30

    SENİ SENSİN DİYE SEVDİM

    Seni
    Sen diye sevdim
    Sensedim ruhumun sen çoğrafyasını
    Ne ağır yüktü yakınlık, yanıbaşında
    Ne zor geldi yanında yürek çapında
    Sensedim sevdiğim
    Sensedim gözlerinin derinliklerinde

    Bir yaz akşamıydı; bitmek bilmeyen bir bekleyişten sonra, yüreğimin derinliklerine gömdüğüm silüetin yeniden çoğalırken görmüştüm hayalini.
    Varlığına elzem, seni görmenin şevkiyle eziliyordu benliğinin tutkusunda ki sinem.
    Şaşkın yüreğim şehla, ellerim deprem depremdi. Seni bana ulaştıran şifrelerle uğraşırken; kendimce saklamıştım yanaklarımda açan kırmızı gülleri.

    Ah papatyam, ruhumun sahibi beyaz gül; seninle,
    gecenin koynunda ki zaman kekemeydi. Kalbimin atışları aklığın karşısında, sen diye utangaç bir melodiye dönüşmüştü. Makamında ki papatya sevdamı ele vermesin diye çabuk toparlanmıştım. Hâlesine kurban olduğum elâ gözlerinin tam karşısında oturuyordum. Müptela sıklığına hayran olduğum kirpiklerinin gölgesinde ferahlıyordu, depremine tutulmuş ellerimle bedenim.
    Kâinat beni kıskanıyorken; temiz ve gizemli yüzünün efsunuyla nasıl konuşacağımı, nasıl davranacağımı unutmuştum. Yüreğim, seni görmenin hazzıyla yeniden yeniden eriyordu. Dokunduğum ellerinin zelzelesinde taa ezelden beri sana ait olan ruhum gibi; bedenimde sana sürülmüştü. Gözlerinin derinliklerinde kayboluyorken saatin tiktakları, kalbim teslim ol çagrısına amadeydi.

    Biliyor musun? 
    Seni eski toprak gibi sevdim. Ölümüne, hayatın labirentlerinde kaybolurcasına. Hep, birini sevmek istemiştim, yanıbaşımdasın, baharın tüsey papatyalarından delicesine. İşte o sendin. Kalbimin armasında açan papatyam sendin; karşımda, oturuyordun.
    Bu anı değerlendirmek olur diye ve senle olduğum vakitlerde  meltem kokunu, bedenim toprağa kavuştuğunda, şark-ı diyar rengini mahşere taşıyabilirim diye, zora ki dokunmuştum iklim teli kıvırcık saçlarına. Ütopya inancın içerisinde seni sevdim, sıcak tenin için değildi bu inan. Seni gecelerin yorganında aba olarak sevdiğim gibi.

    Yollar, ayrılığın saatini yelkovana yüklüyordu ki; hep sende kalmaya niyetliyim...
    sıcak gülüşüne hayranlığım tamamlanmadan, gecenin loş karanlıklarına vuran, rahmet damlalarının bereketiyle, gelecekte yeniden açmak için yanıbaşımdaydın. Seninle özlem heybeleri sevinçlere dönerken, ben de sadece, yüreğimi sahiplenen sana , sevdamı söken mühürlü dilin, gülümseyen dudaklarının hüzmesinden süzülen aydınlığın ve yudumladığım paklığın yeter olmuştu... 
    Azizim, hadi ansızın habersizce çat kapı gelmek için
    yolda da olsan, kapat bari, bana o bin yürek bağışlayan elâ gözlerini; papatya beyazlığından bûseler gönderiyorum, poyrazlarla üşütme kirpiklerine konarken. Onlara dünya feda.
    Kondular bak! ! Sıcacık!

    CCCAAANNNIIIMMM

    Bir ufacık sözünle canımı aldın bir ceylan bakışınla gönlümü çaaldın duygularım seninle gözünü açtı
    senden sonra gönlüümde çiçekler aaçtı eyy güzel gözlüm yüreği tertemiz gülüm sensin gönlümde yeniden
    açan sümbülümm seni veren rabbime şükürler olsun seni yazan kadrime şükürleer olsun ''DERMANIM
    SENSİN CANIM DERMANIM SENSİN HAYATIM SENSİN CANIM GÜNEŞİM SENSİN SENİ NASIL SEVDİĞİMİ BİR BEN
    BİLİRİM CANIM SENİN İÇİN ÖLDÜĞÜMÜ ALLAHIM BİLİR''

    BÖYLE SEVDİM İŞTE

    Sen benim en degerli yerimde yüregimde olmalıydın,orda kalmalıydın...Çok aşka ev sahipligi yapan bu yürek,ilk kez bu kadar çabuk kabullendi seni.Herhangibi bir konuk degildin artık.Bu yüzden ne agırlama faslı vardı nede ugurlama...Oo yüregin gerçek sahibiyidin.Şimdi sonbahar kışa giriyoruz ya...Ben dört mevsimi yaşadım seninle,çicek çiçek açtın yüregimde.Gökkuşagı zayıf kaldı senin renklerinin yanında.Taze bir yaprak gibi yeşildin.Açelya idin pembeliginle.Üzerine çig tanesi düşmüş,sarı güldün...Kırmızıydın bir ateş gibi.Ve maviydin....!En çok bu renkle anmayı sevdim seni.Denize tutkundum..Denizi sensiz,senide denizsiz düşünemedim...Seni severken dünyayıda sevdim ben insanşarıda.Kendime bile dar gelirken,içimde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık.En kızgın,en tahammülsüz oldugum anlarda bile seni düşünmek yetiti bana.İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı güldüm.Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız,içten gülüşün ne demek oldugunu anladım seninle...Herşeye ragmensevdim seni...Güçlüydüm ve aşamıyacagım hiç bir zorluk yoktu.Koca bir kente.koca bir ülkeye kafa tutabilirdim.Sen elimden tuttugunda,patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan herşeyi yok edebilirdim.Sana ulaşmamı engellicek herşeyi eritirdim,kül ederdim.Sana ulaştıgımda sanki bir göle dönüşürdüm.Ve o göle bir tek sen girebilirdin.Sevdim ve hayrandım da..Her halin çekti beni.Duruşunu,uyumanı,kızmanı,şaşkınlıgını,kurnazlıgını,saflıgını,çocuklugunu,olgunlugunu sevdim.Sesinide sevdim,suskunlugunu da..!Küçük oyunlarını,kaprislerini,sitemlerini,korkularını sevdim.Seni ve o doyumsuz sevdamı ablatacak kelimeler bulamadım çogu zaman..Sıgmadın cümlelere ve hiç bir cümle seni anlatacak kadar kadar derşn olmadı.Seni severken hiç yorulmadm.Çünkü sen yaşam kaynagımdın,hergün yenilendim.Seninle çogaldım,büyüdüm..!Eksik kalan neyim varsa tamamladın.Ölmeyecektim...Q Çünkü sen ölümsüzlügün ta kedisiydin.

           SEVDİM İŞTE ÖTESİ YOK....

    Tek Sevdiğim, Sevgilim Mucizem’ e

    Kanadın olsam, kanatsız uçamasan kanadım olsan, kanadımsız uçamayayım. Baharın olsam, ben olmadan açmayan. Baharım olsan, sensiz bahara açamayayım. Güneşin olsam, keşke bensiz doğmayan.Güneşim olsan , sensiz  sabahları doğmayayımm.

     İnsan nefes almadan yaşayamaz, ben sensiz nesef almak istemiyorum….  Bir bebek anne karnında başlıyor birşeyler öğrenmeye ve gittikçe büyüyor ve sonra gözlerini dünyaya açıyor, Bende seninle başladım birşeyler öğrenmeye, ve gözlerimi yavaşça gerçek aşka açmaya,

    Diyorum ya karadenizin hırçın dalgaları içimdeki kalbimdeki sesler, Hiç bu kadar delice vurmadı dağlara kayalara, ……., duvarlarıma……….. Bir insanın kanım çekiliyor dediğinde hiç anlamıyormuşum ben meğer, ne zaman ki bana dokunduğun gün gerçeği anladım, tenin tenime değdiği  vakitlerdi…..

    Diyorum ya sevgilim, kalbimi iste söküp vereyim eline, senin olsun canım pahasına olsun sana vereyim..

    Mutluluk bu kadar korkutmamıştı hiç bu kadar, korkuyorum sensizlikten korkuyorum geçen saatlerden, dualarım hiç bu kadar ait olmadı kimseye, bana seni veren güzel Allah’ıma yakarışlarımda.

    Küllenmiş ateş böyle alevlenmedi hiç, kıvılcımların sesi bu kadar güzel  nağme olmadı hiç, Yağmur bile korkar artık  yüreğime yağmaktan, o bile kapatır  kapılarını yağmaz yağmurlarını…….

    Ne kadar bilmediğim şey varmış meğer, ne kadar kararmış dünyam, kadar  uzakmışım kendimden meğer, Bir dönem açtın, bir miladı başlattın;  bu açılmaz kördüğüm  olmuş sanki hayatımın, kilidi kayıp kapılarımın…. Araladın günışığını gördüm , günışığını öğrendim, senden öğrendim……

    Diyorum ya mucize bu başka bir şey  ifade edemez seni bana, Kemiği olmayan herşeyi söyleyen , sonsuz herşeyi anlatabilen, seninle lal  olmuş diller  .. Seninle durdu zaman….

    Ruhum hiç mest olmadı böyle, Ruhuma doğmadı güneş yakarcasına öyle, Kızartırcasına teni…Kardelen diyordu da Berfin güneşi görmek için o kadar yazı bekliyordu, ama güneşi görünce ölüyor, ölmeyi göze alıyor, bende seni böyle bir duyguyla istiyorum, bu kadar çıldırasayıa özlemle istiyorum, ömrümün tek sen sahibi ol, ömrünün sahibi sadece ben olayım…İstiyorum ki; sen ben kalmasın tek ömrümiz olsun istiyorum, tek vucüt gibi ayrılamasın hiç istiyorum…. Yorgun bedenimi çıkardım teniminden, kalbimden.. Kaldırdım Askiya sevgilim….

    Gökte yıldız parladıkça sen güneşte ışın, vurdukça aydınlık ışık sen yemekte tuz, dilde söz
    yağmurda damla, dudakda nem, tende his, varsın herşeyde sen canımın ta içinde ,gözlerimin tek gördüğünde.

    Özlemlerle yüklü ufuktaki gemi, özlemler ile yüklü yoksa trenin vagon seslerimi ağacın kökü kadar bütün elin parmağı tırnağı kadar yapışık belki de belirginleşen suluet çizgileri bir eser misali ben sergide asılmış bir portre baş köşede asılan resimde ben, üzerimde gezen gözler sen, sahibi de sen tek sen sevgilim…

     

    Ahh ! Bitmez tükenmez kalbimin atışları

    Deli dalgalarımın sonu yok bu aşkımın ,

    Durursa bir gün,sonu seninle olsun, kap atışlarımın,

    June 29

    DİYE

    Gözyaşım olsan aglamazdım
    Seni kaybetmeyeyim diye
    Gamzelerim olsan gülmezdim
    Başkaları güzelligini görmesin diye…
    Güneşim olsan açmazdım
    seni kimse görmesin diye..
    Yagmurum olsan yagmazdım
    Yere düşüp incinirsin diye….
    Kaderine gülüyorum taşın ve toprağın

    kayaların toprak olmasını bekleyen
    çimlenmemiş tohumun kaderine gülüyorum

    oksijenin hidrojen ile birleşmesini bekleyen..

    bir damla suyun kaderine
    gülüyorum

    gülüyorum onu bekleyen tohumun kaderine
    gülüyorum

    tohumun filize
    filizin çiçeğe
    çiçeğin meyveye
    ve meyveyi bekleyen çocuğun kaderine
    gülüyorum..

    Kaderine gülüyorum dünyanın
    sırtında tepişenlerine
    sevişenlerine
    bekleyenlerine
    gülüyorum...

    gel diyene gülüyorum
    hasretine ..özlemine
    ve aptalca çaresizliğine

    nurdan melekler bekleyişine gülüyorum
    gülüyorum ruyalara

    uyanınca kaybolan
    sislerin
    benim
    ve senin
    veya hiç doğamıyan güneşin 

     

    HERŞEYİMSİN

    “Hiçbir filiz kendi gölgesinden öte bir yerde ölümü tatmamıştır”

    Ey gözlerime bahşedilmiş mucize,
    Ey yüreğime hediye edilmiş Cennet kokusu,
    Ey nefesime serpiştirilmiş bir yudum taze hayat,

    Kan ter içinde susuz dudaklarıyla ve semaya dönen dualarıyla “bir avuç derya’yı” dileyen bir gece vaktinden düşüyorum sen kokan bu satırları… Vaveylâ eden bir öğle saatinde bulunduğun yerin deli rüzgârlarında düşlüyorum seni… Deli esen rüzgâra inat başını eğmeyen gözlerine baka baka seni sevdiğimi haykırıyorum dua dua... Kulağımda yankılan Cennet şarkılarıyla yeniden huzuru doldururken seni çekiyorum içime… Toprak kokan benliğimle deniz kokan türkülerin söylendiği yüreğine akıyorum… Sen mavi bir derya, ben sana kavuşmayı arzulayan - ruhi haliyle- Leyla... Sana gelen yollarıma sunulmuş tüm engelleri teker teker aşarak sana koşuyorum. Yüreğimde toprak kokusu, yüreğimde sana bir an evvel kavuşma coşkusu… Hadi sevgili... Kapılarını, perdelerini sonuna kadar arala… Mevcudiyetinin ve geleceğinin tek idamesi / gayesi koca yürekli “umut” sayfalarına bir elif miktarı gülümse… Her nefesine bir elif miktarı huzuru kattığım birkaç sevda gülü ve nefesimde Cennet tahayyülü ile sana koşuyorum... Benden emin olana dek, yıllarca sana sakladığım yüreğimi sana katmaya geliyorum... Yollarım sana, menzilim sana... Senin mevcudiyetine idrakim tamamdır artık... Gayri benliğim senin varlığında sonlansın sevgilim… Çünkü biz bir mucizenin gerçeğe en yakın halinde sevdik birbirimizi… Biz ki; dallarında bir elif miktarı huzur, köklerindeki taze umutları taşıyan Gül-i Rana’nın sevdaya sunulan bir avuç mutluluğuyuz…

    Tedavülü çoktan kalkmış bir ömrün peyderpey yeniden yaşatılması değil bizim sevdamız. Bitkisel hayatta yaşayan bir bedene yeniden ömür biçmek değil yaşadıklarımız… Ayrı gökyüzüne aynı gözle bakan bir sevdanın en yalın haliyiz... Tümceleri sevda ile nakış edilmiş cümlenin içinde yüreği Cennet kokan bir özne ile bir yüklemiz. Şimdi sevme zamanı… Şimdi kavuşma zamanı. Gökten inen nurun toprakla kavuşmasında temaşa edilen mucizenin kelimelere dökülen haliyiz biz… Sen ve ben biriz… Sen ve ben hep biziz… Biz ki, birbirimizin kaderine yazılmış bir ömürlük sevdayız yıllarca kıyıda köşede delice beklenilen…

    Nefesindeki hayatla soluklandığım saklı sevdam,

    Sevda mucizesinin yeniden tezahür ettiği gözlerinde yaşat beni. Sonra da badem gözlerindeki cennette, gonca güllerinle sar beni… Hadi sevgili durma öyle… Mavi bilyelerin cam soğukluğunda üşüyen yüreğimi sıcak şefkatinle kundakla. Gözlerinde her gün tekrarlanan bayram sabahlarının güzelliğine kat beni. Baktığın her an gökyüzünde benim gülen yüzümü görebilecek kadar benimse beni. Bir an tıkanan hayatın içinde anlamını idrak edemediğimiz ama onsuz mevcudiyetimizi idame ettiremediğimiz nefesinle sev beni… İçine çek beni… Ta ciğerlerine doldur beni. Uzaklığımı unut, nefesime sokul… Şah damarlarımdan bir an bile ayrılma sevgili! Yoğunluktan bitap düşen yüreğimi nefesinle tazelendir… Hadi sevgili… Eller gibi durma yanımda… Ne olursa olsun yaşat beni yaşadığın sevdanın en yalın zamanında…

    Hadi sevgili… Hadi... Bir gönül miktarı kadar yakın ol bana…

    İS KARASI GİBİYİM

    Sensiz kaldığım ilk günden beri, içimde bir umut; vuslata dair. Akşamları imzaladım gözyaşlarımla. Seni aramıyor, seni sormuyorsam, bu; senden vazgeçtim demek değildir.
    Ansızın gelen sen, elimi ayağıma dolaştıran güzelliğinle ve kalbimi durduracak "Hala" varlığınla, bana bir armağansın. . .
     
    Aşkın bir tarfi olmasa
    Seni nasıl anlatırdım?
    Mütemadiyen anar mıydım adını?
    Bilirsin hassasımdır
    Konu sen olunca

    Gözlerindeki bereketli toprakta
    Açmak gibisi var mı?
    Sen hayatımdasın ya
    Bundan böyle
    Benim içim acı tutar mı?

    Varlığın öyle bir sevinç ki
    Burnumda çilekli sakızımın kokusu
    Dertlerimi sayfa sayfa savurdum
    Mümkünse gelmesin yenisi
    Zaman ne demek adını sende unuttum
    Biliyorsa söylesin birisi

    Gel saklanalım hiçbir ayrılık bulmasın bizi
    Gel saklanalım hiçbir ayrılık bulmasın bizi
     

    YÜREĞİNİ DİNLE... KOŞ ARDIMCA...

    Sevmekten utanmak insanı, anlatımdan utanmak sanatı yozlaştırır diye düşünüyorum. Bir şairin, duygu, düşünce ve nesneyi en iyi fırça veya enstrüman kadar dizelerde, sözcüklerle çizebileceğine inanıyor; şiirin öneminin okuyucusuna ve dinleyicisine kendinde birşeyler hissettirmesi gerektiğini söylüyorum. bir şiirimde: Karı ağustosta, çiğ karakışta Yağdırabilirsen şair olmuşsun diye yorumluyorum. Ben, insanlarımın ruhunu sevdim, Toplumdaki sevecen gürruhunu sevdim, Sevdim kadının dik başlısını, Sevdimse eğer en şahını sevdim.

    Merhaba,
    Bak sana açılan bir pencere,
    Merhaba,
    Selam sana.
    Geldimse sıcacık yüreğimle,
    Uzattımsa elimi
    Tut,
    Yakala ne duruyorsun.

    Koş ardımca gel,
    Gel be canım,
    Koş be cananım,
    Gel,
    Düşünme.
    Yakala hazanda baharı,
    Ben birlikte yaşıyorum bak
    İki mevsimi,
    Er deme,
    Geç kalma
    Gel.

    Kış,
    Zemheri olmadan,
    Yakılmadan hasret türküleri,
    Savrulmadan sarı yapraklarca havada,
    Hazan kış olmadan,
    Solmadan son çiçeklerimiz
    Gel.

    Ne durursun?
    Hadisene koş ardımca,
    Koş ardımca, koş sevdiğim,
    Bırakma gözlerimi yolda
    Gel.

    Hiç tatmadım sevdayı bu güne dek,
    Sevda sandıklarım bir hiçmiş meğer
    Seninle yudumluyorum yıllanmış şarapça aşkı,
    Pervanen olmuş gönlüm
    Hazır yanmağa,
    Durma
    Yak
    Gel.
    Başka sözcük kalmadı kalemimde,
    Bir sen varsın artık hayatımda ,
    Bir de
    Gel.Gelde gör   

    YÜREĞİN YÜREĞİM OLMUŞ

    SAÇLARIN GÜNEŞİM GÖZLERİN DENİZİM OLSUN

    GÜZEL YÜZÜN AYIM GAMZELERİN DÜŞÜM OLSUN

    DUDAKLARIN PETEĞİM BALIM OLSUN

    BENİ ZİNCİRE VURAN ELLERİN ELLERİN OLSUN

    GEL İNAT ETME NE OLUR ARTIK

    YÜREĞİM YÜREĞİN,YÜREĞİN YÜREĞİM OLSUN

    yüreğim yüreğim olsun
    bu kalp sevdayı bulsun
    kan ağlamaktan yoruldu
    gözlerin benim olsun
    sadece bir söz ile
    yüreğin yüreğim olsun…

    June 26

    Yaşam boyu birbirimizi daima sevmemiz ve hep neşe içinde, huzurlu bir hayat sürmemiz dileğimle... KUZUM

    Düşün defalarca acele etme
    Yanılıp da yanlış kararlar verme
    Doğru bildiğinden asla vazgeçme
    Önemli kararlar verme günüdür

    Duygusal düşünme mantığın işlet
    Sonuç alamazsan üzülme sabret
    Doğru karar için birazcık gayret
    Sarfedip aklın yorma günüdür

    Herkesin başından geçer evlilik
    Kimi vefa görür kimi rezillik
    Kimi üç beş sene kimi ömürlük
    Cesaret gösterip girme günüdür

     

    Yılların efsanesidir,dillerimden düşmeyen
    Adının bendeki yeri,
    Dudaklarımdan isminin dökülüşü.
    Mutlu,kederli,her türlü,hallerimde özlemin,
    Senden başkası olamaz düşündüğüm,
    Sen bu özlemi anlayabilir misin
    Sunu bilesin ki,bir başkadır yüreğimde yerin….

    Baktıkça gözlerine,
    Yalan söyleyen dillerin,yeminli sözlere,
    Sığındığı gibi giriyorsun,yüreğimin ta derinliklerine.
    Bir dünya kuruyorsun, yüreğimde yanan;
    Ve;
    Serinletiyorsun,su serpiyorsun gönlüme
    Ela gözlerinin bitmeyen pınarlarından süzülen gözyaşlarıyla,
    Cemre düşmüş toprak gibi,
    Filizleniyor yüreğimde sevgin,
    Senin gibi…..
    Gözlerimin önünden geçiyor gözlerin,
    Bunu bilesin,bir başkadır yüreğimde yerin…..

    Ela gözlüm;sen sevdayı sevda yapan nedir bilir misin,
    Anlatıyorum bak,haykırıyorum sana,bir kulak verirmisin,
    Sana dokunmadan,
    Ellerini tutmadan,
    Islatılmaya hasret dudaklarımı,
    Yaşı kurumuş göz pınarlarını
    Sadece düşüncelerimde hissederek,
    Beynime ektiğim sevda tohumlarının,
    Gözlerde filizleştiğini fark ederek,
    Seninle beraber olabilmektir.
    Benim için…
    Bir başkadır yüreğimdeki yerin……


    June 24

    Ömrümün Sahibi Hayat boyu birlikte ilerlemeye karar verdiğiniz yolda, güneş hep önümüzde olsun ki gölgeler ardımızda kalsın.

     

    O BÜYÜK GÜNE AZ KALDI BİTANEMMM

     

    ölümsüzlüğün beyaz rengini yüreğimle uzatıyorum
    belki bir çılgın rüzgar diyorum
    esi verir doğudan bir sabah uyandığımda
    hadi bana seni seviyorum de
    üzülmesin pencereme gelen bir akşam
    inan iki kelime arasına saklanmış
    efsanelerden bahsetmiyorum ben sana
    bir ekmeği bölüşmeyi teklif ediyorum
    kırıntılarını martılara paylaşmayı
    her sabah demli bir çay içmeyi istiyorum
    inan iki kelime arasına gizlenmiş
    efsanelerden bahsetmiyorum ben sana
    akşamları yorgun argın uyumayı
    sabahları gözlerine baktığımda hayal kurmayı istiyorum
    her geldiğimde kapımı açacak birisinin olmasını istiyorum
    alnımdan akan terin sebebin olmanı istiyorum
    ben sana zamanı geldiğinde
    birbirimizin gözlerine bakarak ölmeyi teklif ediyorum
    inan iki kelime arasına saklanmış

     

    efsanelerden bahsetmiyorum

    biriciğim BEN SANA
    25/07/2009 ^da BENİMLE EVLENİRMİSİN DİYORUM...:))

    SEN&BEN

     

    Bugün...

    Küçük mucizelerin günü olsun...

     

    ikram edilen taze demlenmiş bir bardak çay

    yada mis kokulu bir fincan kahve

    eski bir arkadaştan

    beklemediğin anda bir telefon...

    eve veya işe giderken

    yada alışverişe

    trafikte hep yeşil ışıklar...

     

    Bugün...

    içinde küçük sevinçlerin olduğu

    bir gün olsun...

    markette en hızlı ilerleyen kasa sırası...

    mis kokulu bir yemek...

     

    radyoyu açtığında

    en sevdiğin şarkinin çalıyor olması

    ve o güzel şarkıya yüksek sesle eşlik etmek...

    anahtarları aradığın yerde bulmak...

     

    barış , mutluluk ve neşe

    dolu bir gün olsun.

    mutluluğun günü...

     

    bireylerin mükemmelliğinde

    Tanrının senin yanında olduğunu,

    seni kayırdığını ve

    bir yerlerden sana gülümsediğini

    hissettiğin,

    sana özel olduğunu hissini yaşatan

    o garip ama hoş duygu ile

    dolu güzel bir gün diliyorum...

     

    çünkü bunu hak edecek kadar

    özel ve az bulunur birisin...

     

    Derler ki...

    "özel bir insana rastlamak bir an,

    özel biri olduğunu anlamak belki bir saat,

    o özel birini sevmekse belki bir gün sürebilir...

    ama o insan ömür boyu unutulmaz......

     

    SONUNDA

    Herşey ne çabuk ne kolay dağıldı sonunda
    Neden olmuyor ne kaldı elimde avucumda
    Kimseye anlatamam
    Çıkmaz sokaklarda bitti sonunda
    Derdimi anlatamam
    Tutunmuşum paramparça hayata…

    Herşey ne çabuk ne kolay dağıldı sonunda
    Neden olmuyor ne kaldı elimde avucumda
    Kimseye anlatamam
    Çıkmaz sokaklarda bitti sonunda
    Derdimi anlatamam
    Tutunmuşum paramparça hayata…

    EĞER SEVGİ SEVDİĞİNE KAVUŞAMAMAK SA EĞER

    Vazgeçmeli, şimdiye kadar uğrunda kanat çırptığımız bütün aydınlıklardan ve biraz da karanlıkta yürümenin tadına varmalı, dinlediğimiz şarkıların ışıkla olan savaşına seyrici kalmadan. Bir şeylerin daha tadına varmamalı şimdi, vazgeçerek herşeyden...

    Bu dağlar sizin olsun, çünkü ben nasıl başlayacağımı bilmediğim bir hayatın nasıl bittiğini bile anlamadığım bir zaman dilimini yaşıyorum,

    Ve şimdi bırakıyorum, bırakılmaması gereken her birşeyi.

    SEN BENİM EN KIYMETLİMSİN

    Bugüne Yine Senin AdınLA BaşLadım..
    Hergünüm seninLe doLup TaşıYor ..
    MutLu oLmam için Adını anmam yeTerLi..
    Bendeki mutLuluk anLatıLamaz ,Yaşadığım sevinçLerimin 'sen haLi' ...
    İçinDe sen geçen herŞey güZeL ...


    Sen benim en KIyMeTLimSin !..


    ÖyLe tariFsiz seviYorum ki seni ...Hep değeRini bilmek , seni hiç kırmamak isTiyorum .. Eğer ben değil de bir başkası seni mutlu edecekse , buna üzülmeyecek kadar çok seviyorum ..


    Kaybetmekten korkTuğum Tek Şey senSin ..


    Sende Eksiklikler Son buLUyor.Sen benim herşeyimSin.. ÖyLe bir Sen var ki içimde ,SevGim heran aRtıYor.


    Sen benim GüLen yanım ,Yaşam kaynaĞımSın..
    Sen benim dünüm,bugünüm,GeLeceğimsin...
    Yaşadığım onca YanLış sevdadan Sonra sevgimi Tek Hakeden Sensin..


    SEn ßana ,ßu iki Uzak ŞéhiR aRaSınDaKi én YaKın MésaFéSin!..


    Heran dua ediYorDum Seni kaYbetmemek için .

    Hasretinden bin pare olmuşum.her günümde gecemdesin ..Biri bunun kabus olduğunu söylesin ,uyanınca herşey eskisi gibi olsun istiyorum.Kabullenemiyorum ...BelKi kavuşmak Hiç nasiP olmayacak ama BiL ki ,Senden sonRa kimse sevilmeyecek..Kimse yerine konmayacak..Kimseye senin gibi sesLenilmeyecek..


    Ve ben Biliyorum ki hayatım boyunca karşıma bir sen daha çıkmayacak..


    Ne oLUr Benden SonRa kimse için hayaL kuRma mutLu oLmak adına ...biRgün ihtiyacın olursa biRine bil ki ben yanında olacağım..


    Şimdi hiçbir umudum yok,senLi hayaLLerim ,hayaL olmanın dışına çıkamayacak biliyorum ama ben yine de
    Her Zaman seni seviYor ve bekLiYoR oLacağım
    June 23

    SEN CANIMSIN

    Sevda yola çıkmaktır, aşk ise yolda olmaktır...

    Kendini farketmenin, beklemenin eşiğinde...Aşk seyyahı

     
    Aldığım her nefesin bile sebebi senken, içinde senin olmadığın bir hayat beni cezp etmezken, adın her yerime, vaktime kazınır iken
    Gül yüzüne hasret sensizliğinde resmini gözbebeğime çizerken,
    Sana olan hasretimden şiirlerim hız kesmez iken
    Benliğim gök kubbede kayan kuyruklu yıldızlar misali her gece aşkının menzilinde, düşlerinde, sende kayıp olurken

    Bu aşk seyyahı yârinin bir gel sözünle pervane, avare misali yollarına, ateşine koyulur iken, gurbetlerinde hasretinden yanıp kavrulurken nasıl olurda seni senden bir başkası ile aldatabilirim? Nasıl olurda senin o gül yüreğin durur iken bir başkasının kalbini çalabilirim? Sende, aşkımızda istenmeyen terki yaşarken nasıl olurda bir başka gönül’e kayabilirim? Bende bitmeyen bir sen var iken nasıl olurda seni bir başkasına değişirim?

    Hayır olmaz yüreğim, aşkım, iki gözüm olmaz…….
    Yüreğimi, gözlerimi ve aşkımı en iyi sen bilirsin………..
    Sözlerim gözlerimden apaçık belli, gözlerim yüreğimin aynası
    Sevgilim lütfen yüreğinin sesini dinle........bak ne diyor yüreğin?
    seviyorsun seviliyorsun.......yarinin gözü senden bir başkasını görmüyor
    o derece sana aşık.......eğer bir yalan varsa o da şudur;
    seni sevmediğimdir .........eğer bir ihanet varsa o da şudur;
    seni seninnle aldatmamdır.........
    lütfen yüreğinin sesini dinle sevgilim.........

    Bak sen gerçek yalanımsın; sahte dünyanın köhneleşmişliğinde bana masum aşkını, yüreğini veren………..
    En inandırıcı ihanetimsin; beni senle, seni benle aldatan
    Sen akıllı gönül hırsızımsın; beni sana, seni bana çaldıran
    Yok, yok ben seni seninle aldattım sevgilim………
    Başucumda sevdanın sevapları dururken ben seni “ günahlarınla “ aldattım sevgilim….
    Sensizliğinle yüreğim kanarken yarım kalmış düşlerimizle seviştim
    Sevgilim………
    Yalnızlığında buz tutmuş dudaklarını her gece öpüşlerimle ısıttım sevgilim……….
    Sen benden uzaklarda iken seni hayallerinle aldattım sevgilim………..


    ‘’Satırlarıma son vermeden bilmen gereken bazı şeyler var sevgilim…..İyi dinle beni sevgilim…. Cümlelere değil kelimelere örülmüş anlamları iyi algıla sevgilim.. Yokluğunda seni aradım bitap gecenin gri sabahlarında. Yalnızlığında kanattım meramlarımı…. Yüreğim yaralı mecalsiz …..Dilimde birikmiş ve bir kaç cümleyi geçmeyen itirafım var sana canım. İyi dinle beni şimdi. Sensizlikte “ seni aldattım sevgilim “. Yanlış duymadın sevgilim. Açık açık utanmadan sıkılmadan seni senle aldattığımı söylüyorum sevgilim. Sensizliğin soğuk gecelerinde seni senle aldattım. Hem de defalarca…
    Sunu iyi bil ki sevgilim seni deliler gibi seviyorum…….
    Kâinatta sevilebilinecek bütün mahlûklar adedince
    Sahra dolusu kumlar sayısınca
    Rab katınca, nebi şefaatince
    Secdeler süresince
    Seni seviyorum………..koşulsuz sonsuz bir aşkla
    Sana aşığım
    Seni senden başkasıyla aldatmayacak kadar
    Yalan söyleyemeyecek kadar
    Çok seviyorum
    Seni içimde yaşatacağım.
    Gel dediğinde geleceğim
    Öl dediğinde öleceğim
    Seni sevdamla, yüreğimle kucaklarken
    Düğünün, şebi arusun olacağım
    Sana beyaz gelincikler giydireceğim.........
    Ben senin olacağım
    Sen benim ..........
    Çünkü ben senin;
    “ Bedelini yüreğimle ödemeye hazırım ………sevgilim

    BEN SENİNLE BÖYLEYİM;DEĞİL Mİ YAKIŞIR ARTIK BİZE MUTLULUK???

    Beni düşündüğünde
    Özlemin bir damla umut oluyorsa kestane elası gözlerinde
    Sakın umudunu kağıt bir mendille silip çöpe atma!
    Gün gelecek ; Beni düşündüğünde
    Özlemin bir damla umut oluyorsa kestane elası gözlerinde
    Sakın umudunu kağıt bir mendille silip çöpe atma!
    Gün gelecek ;
    Acılarınla büyüttüğün sevda çiçeğin tomurcuklanacak
    Güneş bir başka doğacak ve yağmurlar umutla yağacak
    Ve sana söz tomurcuk çiçek açtığında yanında olacağım,
    İşte o zaman hayallerin pembe bir düşten ziyade,
    Beyazlar içinde bir gerçek olacak,
    Umudunu hasretine yenik düşürme sakın
    Mutluluk bizim mutluluk yakın!

     

     

    Gözlerimdeki hüzün kadar uzağım sana şimdi...

    Ama kokunu hissedebilecek kadar derinindeyim kalbinin...

    Yada gökkuşağını ilk kez görmüş bir ihtiyar kadar mutlu diyebilirim...

    Ve ben, sevmeyi yeni öğrenen bir gencin cesaretiyim...

    Bir gün, sonunda ışık olan karanlık bir tüneldeyim,

    Bir gün, karanlık tünelin sonundaki ışık gibiyim...

    Bir yağmur damlasını ilk kez düşüren bulut,

    Veya kanatlarını yeni sevmiş bir kelebeğim...

    Kimi zaman sonbaharda tek başına kalmış yalnız bir rengim

    Kimi zaman yeni açmış bir papatya kadar sakinim...

    Çoğu kez eli kalem tutmayan bir şairim ve satırlarımdaki seni yalnızca ben görebilirim...

    Ben, ara sıra hayatı en önden izlerim, sadece bazen benim değil başkalarınında oyuncusu olabilirim...

    Toprağın altındaki gizemli bir yüz gibidir kalbim

    Yinede hep gözlerin kadar sımsıcaktır ellerim...

    Ve yalnızca nadiren bende durulabilirim...

    Bak, işte ben sadece seninle böyleyim !

     


    June 22

    ÖZÜMDE GERÇEKLER

    Özümde gerçekler ÖZümde GErçekler   ÖZümde GErçekler yatılı artıkZamanın hızla akışına  karşılıkGöz bebeklerimdeki sefil ıslaklıkEllerimde parçalandı umut,ışık ÖZümde ÖZümde GErçekler   ÖZümde GErçekler yatılı artıkZamanın hızla akışına  karşılıkGöz bebeklerimdeki sefil ıslaklıkEllerimde parçalandı umut,ışık ÖZümde GErçekler var şimdilerleben ağlardım o gelmeden sessizcebir köşede bedenim hayli sefilce içerdi nemli bir rıhtımda gizlice dert yanmadan tam yüzyirmi gece bitirdimsoluğum kesikti geceleri çıkmazdı sesimonikinci ay ve yirmialtıncı günde dirilişimtozlu bağları çözüldü hızlandı birden kalbim saatlerde olsa engeli koyamaz benim önümeve şimdilerde iki gönül sığacak gönlümeo olmadan yazmaz artık kalem günlüklere daha güçlü bağlanıcam ÖZümde Gerçeklere sigaranın siyah dumanıydı ilham perisi ÖZümde GErçekler var artık her sabah kulaklarımda onun güzel sesi kalemin gücü yetmez anlatmaya hislerimi                                                               

    HER ŞEY SENİNLE GÜZEL

    DÜN GECE YAĞMURDA DOLAŞTIM ISSIZ SOKAKLARI
    SENİNLE....
    YANIMDA OLMASANDA GERÇEKTE YÜREKTE VARDIN 

    YANIMDAYDIN BENİMLE


    EVET BENİMLEYDİN YÜREKTE DÜŞÜNCEDE DÜN GECE

    DOLAŞTIM ISSIZ SOKAKLARI
    SENİNLE....
    YANIMDA OLMASANDA GERÇEKTE YÜREKTE VARDIN

    YANIMDAYDIN BENİMLE
    EVET BENİMLEYDİN YÜREKTE DÜŞÜNCEDE
    DERİN DERİN KOKLADIK O GÜZELİM TOPRAK KOKUSUNU
    HİSSETTİM BİR AN SENİN VARLIĞINI O RÜZGARIN SESİNDE
    SANKİ BANA GELİYORDUN
    AMA BİR AN KAYBETTİM TÜM GÜZELLİĞİ
    İRKİLEREK UYANDIM
    YOKTUN YANIMDA YİNE
    SARDI BİR ANDA YOKLUĞUNUN KORKUSU
    KALAKALDIM ÖYLE CE
    UZANDIM GECENİN BİR YARISINDA YATAĞIMA
    YOK YOK ..YAKIŞMAZ BANA
    NE HÜZÜN NE DE YOKLUĞUNUN KORKUSU
    GÜN AĞARMAK ÜZEREYDİ
    DÜŞTÜ YATAĞIMA GÜNEŞİN PARILTISI


    İŞTE DEDİM BÖYLE OLMAK GEREK YÜREKLERDEKİ HİSLERLE
    DAİM HATIRLAMAK GEREK DÜŞTEKİ GERÇEKLERİYLE
    SEVDİĞİMİN VARLIĞINI  GÜL YÜREĞİNİ
    AMA HEP OLMAK İSTERDİM BÖYLESİ GECELERDE
    SENİNLE OLDUĞUM DÜŞLERLE

    SENİ SEVİYORUM BE GÜLÜM TÜM GERÇEKLERİNLE

    SENSİZ GEÇMİYORKİ BİR ANIM

    SENİNLE HER AN SEVGİLERİM ALDIĞIM HER NEFESİM

    SENSİN BENİM TAŞIDIĞIM YAŞADIĞIM

    TEK GERÇEĞİM..

    Gökyüzündeki yıldızların yeryüzündeki temsilcisine merhaba... SEn AşK'sın

    Aşkı anlatmanın, aşkımı anlatmanın zor olduğunu bildiğim halde yine de duygularımı bir nebze bile olsa daha rahat anlatabilirim umudu ile yazıyorum. Gerek şairler olsun,gerekse yazarlar ve gerekse aşkı yaşayan herkes bir şekilde tarifini yapmaya çalışırlar da sonradan tariflerinde noksanlık olduğunu görüp utanırlar. Belki bilirsin, aşk insanı kılıçsız zapt eder ve ipsiz idam eder. Bir Mecnun misali adı sorulduğunda Leyla diyebilmektir, her zerresine kadar Leyla olabilmektir. Mecnun gibi kabe\'ye götürülüp aşkından kurtulması için duaların kabul olunduğu topraklarda münacaatta bulunması istense de
    Ya Rabb ! Bela-i aşk ile kıl aşina beni
    Bir dem bela-i aşktan etme cüda beni
    diye dua edebilmektir.


    Ben Mecnunum demiyorum, olmak da istemem zaten. Çünkü kavuşamamıştı Leyla\'sına... Ben ise sonumun sana bağlanmasını istiyorum. Gönlümle konuşup öyle dertleşiyorum. Saatlerin yılların yorgunluğuyla ağır aksak ilerlerdiği bitmeyen gecelerde bir sevdayı kuşanmış her azasıyla bedenimin-varlığımın elem çektiğinden olacaktır ki biraz yaralı, hastadır içinde seni isteyen kalp. Elbette ki şifası sevdiğimin dudaklarıdır, beni kendisine bağlayan saçlarıdır. Sabaha düşman gecelerde hayalini düşündükçe daha da düşünmek, varlığınla erimek istiyorum. Bu hislerimi dünya hevesleriyle kirletmeyi hayalimde bile görmekten Allah\'a sığınırım..

    Doğasında vardır aşığın ilgiye zerre kadar bile olsa ilgi görmek istemesi. Sevgili. Sen içimde feza aleminde adı bilinmeyen en parlak yıldızsın, diğer taraftan da aynaya aksetmeyen görüntüm, aradığım öteki yarımsın. Beni tamamlayacak olan leyl\'sin, gecesin, hayatın anlamını yaşayabileceğimsin. Bu satırların başında da belirttim sana duygularımı sözlü halde ifade edebilmekte zorluk çektiğimi. Hem korkarım seni sıkmaktan, hem yine korkarım ki duymak istemeyeceğim bir söz duyarım diye...

    Ruhumun incisi, yanımda dua olan adını dillere düşürmem. Sana olan duygularımı kalemimle konuşurken bile sadece hislerimi, olmasını istediklerimin en özel halini anlatıyorum. Hele ki yanında olduğum zamanlarda misk kokusu alıyor gibiyim, gülüşün ise cennetle müjdelenmişim kadar mutlu ediyor beni. Bakışların ise bambaşka... Ceylanlardan daha da güzel... Ateşin yakıcı olduğu kadar temizleyici özelliği de vardır. Nasıl ki günahkarların cennete temiz halde girebilmeleri için önce yanmaları gerekiyorsa, en sade, en duru haliyle bende senin sevgine layık olmak için yanıyorum. Gözümün nuru, vuslatın ağır yükünü kaldırmaya yetecek takatim yok. Gel boz sen aşkın sonundaki ayrılığı, kavuşamayanların gözyaşlarını. Belki son bulur gelişinle çaresiz sevenlerin ağladığı gece hükmündeki kader. Erimez belki can ipi sevgilinin yolunda, vuslatın bittiği an olur.

    Dört gözle gelmeni bekliyorum. Gelsen ayı kıskandıracak ışıltıyı görürsün gözlerimde. Gelsen tüm hücrelerime kadar sen olduğumu ve ismini anarken kalp atışlarımın nasıl coştuğunu görürsün. Gelsen senin için şiirler derdiğimi ve her şiirin sonunda bir gül çizdiğimi görürsün. Gül yapraklarının birbirine kenetlendiğini görürsün ve her şiirde bir ıslaklık olduğunu görürsün, aşkımı anlatan mısraları gözyaşlarımın suladığını görürsün.

    Ey Yar, ey hüsnüzüleyham, ey gözümden bile kıskandığım... Gözlerim dalgın bakmasın bir resimdeki tebessüme takılır gibi. Ne olursun gel, kalmasın bu yüreğim sevdiğimce

    GÜLÜMSÜN SÜMBÜLÜMSÜN

    Aylar oldu yıllar oldu

    Senin için yüreğim sevgi doldu

    Seni bekleyen bu yüreğim

    Sevgim için ölümsüz oldu

     

    Gülümsün , sümbülümsün

    Her gece rüyalarımda görünürsün

    Senin için atan şu yüreği

    Sevgimiz içim düşünürsün

     

    Seni seven bu yüreğimi

    Herkes bilsin isterim

    Sevgim için gerekirse

    Bu canı feda ederim

     

    Gülümsün , sümbülümsün

    Her gece rüyalarımda görünürsün

    Senin için atan şu yüreği

    Sevgimiz içim düşünürsün

     

    Bazen kışın yola saldığı ysevgilisi yazın dönüyor .Bazen de tersi oluyor . Kervanın dönüşü, bayram gibi! Kimi kocasını, kimi yavuklusunu karşılıyor. Kimi yarlarda sevdasını. Sarılıp, ağlayanlar, sevinç gözyaşı dökenler. Yemen seferinden döner gibi. Gerçi savaş dönüşü değil ama; hastalığı sağlığı var... Karı var, ayazı var!. Bir de salgın hastalık söylentisi yayılmış. Veba hastalığı kırıp geçiriyor ortalığı. İlkin bir ateş sarıyor bünyeyi. Kusma, iltihap, baş dönmesi. En sonunda da sayıklama. Artık kurtuluşu yok. Sayıklaya sayıklaya götürüyor insanı. En erken üç gün. En geç yedi gün içinde başlıyor sayıklama... Kurduğu tüm dünya yok oluyor bir anda insanın. Sevgiliye özlem, alınan armağanlar. Söylenecek güzel sözler. ''Sensiz olamam. Sen benim her şeyimsin. Güne seninle başlıyorum. Seninle bitiyor gecem. Zaman yitirmemek gerek demiştin. Oysa günler su gibi geçti. Ne bir ses; ne bir nefes. Düşlerdeki yerin hariç. Oysa seninle her şeye yeniden başlayacaktık. Öyle demiştik. ''Yaşam o kadar kısa ki; hiç zaman yitirmek istemiyorum seninle olmak için''. Bunları sen söylemiştin. Sıcaklığın avuçlarımdaydı. Kuytu bir sokak arası mıydı?. Yoksa aşıklar yoluna girişte miydi? Bir tek gözlerin kalmış belleğimde. Bir de kuşların bitmeyen şakımaları. Ne de güzel batmıştı güneş. Alaca ışığın, alaca karanlığa dönüştüğü an. Akşam güneşinin, yavaş yavaş yok oluşu muydu güzel olan?. Yoksa alaca ışığın, alaca mutluluğa dönüştüğü an mıydı en güzeli. Bahar mı kokuyordu saçların. Yoksa gerçekten bahar günleri miydi? İşte böyle sevgili. Ben şimdi senden uzak. Seni sayıklıyorum. Ellerini tutabilsem yeniden. Yüzüme dokunsa saç tellerin. Ama ne gezer!. Kuytulardan kaybolmayı severim demiştin. Aniden yok oluyorsun düşlerimden. Ellerim boşta kalıyor. Hem sevdiğimin hıçkırığı niye. Uzattığım ellerimi tutsa ya! Ateşler içindeyim. Bildiğim türküleri mırıldanıyorum;